Zafer Güler← Ana sayfa

Çeviriler

Rusçadan Şiirler

Puşkin, Lermontov, Tolstoy ve nice Rus şair benim arkadaşlarım oldu. Bunlar, Rusça aslından yaptığım çevirilerden geriye kalan bazıları. Puşkin'den ve Jukovski'den.

Poems by Pushkin and Zhukovsky, translated from Russian into Turkish by Zafer Güler. Some include the Russian original.

Çığ

A.S. Puşkin

Parçalanarak geliyor korkutucu kayalıklardan,
Gürüldüyor, köpürüyor dalga dalga,
Üstümde kartallar, çığlık çığlığa,
Homurdanıyor çam ormanı,
Dalgalı sislerin arasından,
Doruklar ışıldıyor.

İşte, düştü çığ,
Gelmekte ağır uğultusu,
Tıkayıp kayalar arası şu geçidi,
Durduruverdi Terek'in dalgalı suyunu.

Ah, Terek!
Gücünü tükettin, sustun bir an,
Kesiliverdi kükremen.
Ama gelen dalgalarının dirençli öfkesi,
Delip geçti karları ve sen, coşkuyla,
Kavuştun kıyılarına.

Öylece durdu, uzunca bir süre,
Erimeden, göğsü yarılan çığ,
Ve Terek aktı üzerinden hiddetle.
Su tanecikleriyle bezeli köpükleri,
Şırıldayarak erittiler buzdan kemeri.

Ve geniş yolun ona yanaştığı yerde,
Bir at sıçradı geçti,
Öküz, kalakaldı.
Ve bir bozkır taciri devesini,
Sadece,
Göklerin konuğu ve rüzgarların tanrısı Aelus'un uzanabildiği,
O yerlere doğru sürüp götürdü.

↑ İçindekiler

Cevaptır Şiire

A.S. Puşkin

Her kim olursan ol,
Sevecen şarkın,
Dirilişimi neşeyle ve çılgınca alkışlarsa,
Elin, elimi kavrayıp, sertçe sıkarsa,
Yol gösterir, âsâ verirse,
Her kim olursan ol,
İster, esinle dolu bir ihtiyar,
İster gençliğimin, şimdi eskilerde kalmış bir yoldaşı,
Ya da, esin perileriyle korunan, yeniyetmenin biri;

Utangaç, masum melek, uysal çocuk,
Sana müteşekkirim, tüm duygulu canımla.
İlgim zayıf, kuytularda kalmış.
Alışmadım hiç iyi niyete,
Ve onun şefkatli, konuksever sesine.
Gülünçtür şu dünyada yakınlık arayan!
Ruhsuz, soğuk kalabalıklar bakar şaire.
Bir gezgin cambazı seyredercesine.

Eğer duyurursa şair,
Yürekten, ağır iniltisini derince,
Ve acı yüklü şiiri, keskin yalnızlığında,
Bilinmez gücüyle ağrıtırsa kalpleri,
Titrerse avuçlarda ve övgüler düzerse,
Ya da erdemsiz anlarda kafa sallarsa,
Ansızın bir telaş alırsa şarkıcıyı,
Acılı bir kayıp, kovulma, mahpusluk...
"Böylesi daha iyi" derler, sanatın çokbilmişleri.
"Böylesi daha makbul! Yeni duygular,
Başka fikirler edinecek ve bize sunacak".

Ama şairin mutluluğu,
Bulamaz bunların arasında,
Aradığı dostça selâmı;
Korkak suskunluğa gömülü kaldıkça...

↑ İçindekiler

Bir Anıt Diktim Kendime

A.S. Puşkin

Öyle bir anıt diktim ki kendime,
Yapılamaz insan eliyle.
Yığınla insan da birikmeyecek önünde.
Uysal başı anıtımın,
Aleksandr'ın sütununu çoktan geçti.

Hayır, tümüyle ölmeyeceğim.
Ruhum, Kutsal lirimle kalarak,
Kurtulurken çürümekten,
Tozlarım yok olacak.

Ben de ünleneceğim,
Duyulacak ünüm her yerde,
Yeryüzünde, ayın altında,
Tek bir şair yaşadıkça.

Söylentim büyük Rusya'yı dolaşacak.
Ses veren her dilde anacaklar adımı;
Onurlu Slav torunum, Finli,
Şimdilerde vahşi olan Tunguz,
Bozkırların dostu Kalmuk.

Uzun yıllar sevgilisi kalacağım bu halkın,
Lirimle yarattığım duygular için.
İnsafsız çağımda ben,
Özgürlük duaları okudum ve düşmüşlere şefkat dilendim.

Tanrı emridir ilham perisi, biraz söz dinle!
Dargınlıktan korkmadan, başına taç istemeden,
Duayı ve iftirayı, kabul et, aynı ilgisizliğinle,
Ve kınama hiçbir aptalı.

↑ İçindekiler

Şaire

A.S. Puşkin

Ey şair! Değer verme sevgisine sen halkın
Tez geçer gürültüsü zafer övgülerinin;
Aptalın yargısına, soğuk kalabalığın
Gülüşüne de boş ver, aldırışsız ol, sakin.

Sen çarsın: Yalnız yaşa. Yürü özgür yolunda
Özgür akıl nereye götürüyorsa seni.
Yetiştir emeğinin sevgili meyvesini,
Ödül beklemeksizin soylu çabalarına.

Ödül sendedir, çünkü en yüce yargıç sensin;
Ürününe en titiz değer biçebilensin,
Ey güç beğenir usta, sen ondan hoşnut musun?

Hoşnutsan, kalabalık varsın küfretsin sana,
Tükürsün ateşinin tutuştuğu mihraba,
Şımarık bir inatla rahleni sarsıp dursun.

↑ İçindekiler

Kur'an'a Öykünmeler

A.S. Puşkin

I

Tek ve çift üstüne ant içerim,
Kılıç ve haklı savaş üstüne ant içerim,
Sabah yeli üstüne ant içerim,
Akşam duası üstüne ant içerim:

Hayır, seni terk etmedim ben.
Ya kimdi başını okşayarak
O korunaklı yere götürdüğüm,
Amansız takipten saklayarak?

Ben değil miydim çölün sularıyla
Susuzluğunu dindiren?
Ben değil miydim diline senin
Akıllar üstünde erk veren?

Sıkı dur öyleyse, yalanı hor gör,
Yürü gerçeğin yolunda inançla,
Sev öksüzleri ve Kuran'ımı,
Öğüt ver titreyen yaratığa.

II

Ey lekesiz kadınları peygamberin,
Siz farklı kılındınız bütün eşlerden:
Ayıbın gölgesi de korkunçtur sizin için.
Yaşayın alçakgönüllülüğünüzü yitirmeden
Tatlı kanatları altında sessizliğin.
Yakıştı size bakirenin örtüsü,
Sadık yüreklerinizi saklayın
Helal ve utangaç zevkler için.
Ve ulaşamayacak yüzünüze
Kurnaz bakışı inançsızların.

Ve sizler, ey konukları Muhammed'in,
Akın akın gelenler akşam ziyaretine,
Sakının, dünyasal telaşlarla
Sıkıntı vermekten peygamberime.
O dindarca düşüncelere dalmışken
Hoşlanmaz laf ebelerinden
Sevmez, gösterişli ve boş sözleri:
Sofrasına kibirsiz gelin,
Ve tertemiz bir duyguyla eğilin
Önünde genç cariyelerinin.

III

Peygamber bozulup yüzünü ekşitti
Körün yaklaştığını işitince:
Koşup geliyor, şaşkınlık gösterip
Günah işlemeye cüret etme.

Sana göksel kitap, ey peygamber
Kibir sahipleri için gönderilmedi;
Kuran'ımı sakince bildir,
Zorlama dikine gidenleri!

Neden böbürlenir ki insanoğlu?
Dünyaya çıplak geldiğinden mi,
Ömrünün kısalığından mı,
Güçsüz doğduğu, güçsüz öleceği için mi?

Yoksa Tanrı onu keyfince
Öldürecek ve diriltecek diye mi?
Mutlulukta da acı yazgıda da
Gökten nasıl belirliyorsa günlerini.

Ona nimetler verdiği için mi,
Ve ekmeği ve zeytini ve hurmayı,
Emeğini kutsayarak
Ve bahçeyi ve tepeyi ve tarlayı?

Fakat İsrafil iki kez öttürecek borusunu;
Kopacak yeryüzünde göksel tufan:
Ve kardeş kaçacak kardeşinden,
Ve oğul kaçacak anasından.

Ve her şey akacak önünde Tanrı'nın,
Korkuyla allak bullak;
Ve yok olacak günahkârlar,
Ateş ve külle kaplanarak.

Rusça aslı: Подражания Корану

I

Клянусь четой и нечетой,
Клянусь мечом и правой битвой,
Клянуся утренней звездой,
Клянусь вечернею молитвой:

Нет, не покинул я тебя.
Кого же в сень успокоенья
Я ввел, главу его любя,
И скрыл от зоркого гоненья?

Не я ль в день жажды напоил
Тебя пустынными водами?
Не я ль язык твой одарил
Могучей властью над умами?

Мужайся ж, презирай обман,
Стезею правды бодро следуй,
Люби сирот, и мой Коран
Дрожащей твари проповедуй.

II

О, жены чистые пророка,
От всех вы жен отличены:
Страшна для вас и тень порока.
Под сладкой сенью тишины
Живите скромно: вам пристало
Безбрачной девы покрывало.
Храните верные сердца
Для нег законных и стыдливых,
Да взор лукавый нечестивых
Не узрит вашего лица!

А вы, о гости Магомета,
Стекаясь к вечери его,
Брегитесь суетами света
Смутить пророка моего.
В паренье дум благочестивых,
Не любит он велеречивых
И слов нескромных и пустых:
Почтите пир его смиреньем,
И целомудренным склоненьем
Его невольниц молодых.

III

Смутясь, нахмурился пророк,
Слепца послышав приближенье:
Бежит, да не дерзнет порок
Ему являть недоуменье.

С небесной книги список дан
Тебе, пророк, не для строптивых;
Спокойно возвещай Коран,
Не понуждая нечестивых!

Почто ж кичится человек?
За то ль, что наг на свет явился,
Что дышит он недолгий век,
Что слаб умрет, как слаб родился?

За то ль, что бог и умертвит
И воскресит его — по воле?
Что с неба дни его хранит
И в радостях и в горькой доле?

За то ль, что дал ему плоды,
И хлеб, и финик, и оливу,
Благословив его труды,
И вертоград, и холм, и ниву?

Но дважды ангел вострубит;
На землю гром небесный грянет:
И брат от брата побежит,
И сын от матери отпрянет.

И все пред бога притекут,
Обезображенные страхом;
И нечестивые падут,
Покрыты пламенем и прахом.

↑ İçindekiler

Bahçesaray Çeşmesi

A.S. Puşkin

Aşk fıskiyesi, ölümsüz çeşme!
Sana armağan olarak iki gül getirdim.
Seviyorum bitimsiz konuşmanı
Ve şiirsel gözyaşlarını senin.

Çiseyen gümüşsü tozların
Serin çiğlerle kaplıyor beni:
Ak, ak durmaksızın sevinçli pınar!
Anlat, anlat bana bildiklerini…

Aşk fıskiyesi, kederli çeşme!
Okudum ben de mermerinde senin
Uzak bir ülkenin övgüsünü;
Fakat Mariya’dan söz etmedin…

Ey, solgun yıldızı haremin!
Burada mı unutuldun yoksa?
Yoksa sadece mutlu düşler miydi
Mariya ve Zarema

Ya da sadece imgelemin uykusu mu?
Tenha bir alaca karanlıkta resimledi
Kendi bir anlık sanrılarını,
Ruhumun bir anlık idealini...

↑ İçindekiler

Hoşçakal Aşk Mektubu

A.S. Puşkin

Hoşçakal aşk mektubu, hoşçakal,
Ne kadar ağırdan aldımsa da,
Ne kadar istememiş olsam da,
Elim emrediverdi,
Bütün mutlulukları ateşe vermeyi.
Ama yeter, vakit tamam;
Yan aşk mektubu!

Hazırım, aldırmaz artık ruhum hiçbirşeye.
Hırslı alevler,
Çoktan sardı sayfalarını.
Bir dakika!
İşte parladı,
Cayır cayır yanıyor...
Hafif bir duman,

Bükülüp kıvrılarak kayboluyor gözden.
Pahalı taşlardan yapılma,
Sadık bir yüzüğün
Hatırası çoktan unutulmuş.
Erimiş mühür mumu, köpürüyor.
Ah!
Sağduyu!

İşte bitti hepsi,
Kapkara artık tüm yapraklar.
Hafif küller üzerinde,
Gizli saklı çizgileri beyazlanıyor...
Göğsüm daraldı.
Sevgili kül,
Hazin kaderimdeki sefil lezzet,
Acılı göğsümde,
Asırlarca kal benimle.

↑ İçindekiler

Ben Sizi Sevdim

A.S. Puşkin

Seviyordum sizi; ve bu aşk yine de
Henüz tümüyle,sönüp gitmedi, ruhumda kaldı izi;
Ama sizi daha fazla rahatsız etmesin sevgim;
İstemem hiçbir şeyle üzülmenizi.

Sizi sessizce ve ümitsizce sevmiştim,
Öylesine içten, şefkatle ve çekingen
Kısmet etsin Tanrı size,
Bir başkası da sevsin sizi yürekten.

Rusça aslı: Я вас любил

Я вас любил: любовь еще, быть может,
В душе моей угасла не совсем;
Но пусть она вас больше не тревожит;
Я не хочу печалить вас ничем.
Я вас любил безмолвно, безнадежно,
То робостью, то ревностью томим;
Я вас любил так искренно, так нежно,
Как дай вам бог любимой быть другим.

↑ İçindekiler

Peygamber

A.S. Puşkin

Yalınayak dolaştım amansız çöllerde
Bir bahara kavuşturmak için ruhumu
Kavruldu kalbim kızgın güneşte...
Ah! Altı kanatlı bir melekti beni bekleyen,
İki yolun buluştuğu o yerde.
Gece gelen bir düş gibi, yumuşacıktı
Dokunuşu parmaklarının alnıma
Kaldırdı gözümün perdelerini
Bir kartalın korkuyla açılan gözleri gibi.
Kulaklarıma dokundu. Sesler, şarkılar doldular:
Neler değildi ki duyduklarım:
Göklerin ürperişi; denizaltında canavarların
yüzüşü, cennette meleklerin kanat çırpışı
uzak bir ağaçta dalların büyüyüşü…
Derken, eğilerek yüzüme, sağ eliyle
Dilimi çekip kopardı ağzımdan;
Söylediği yalanları, işlediği günahları.
Yerine, baygın dudaklarımın arasından
bir yılanın alevli dişlerini taktı.
Yarıp göğsümü kan lekeli bir kılıçla
Titreyen kalbimi söküp çıkardı.
Ateş parçacıkları döküldü ellerinden
En derinlerine açık ağzımın,
Bomboş çölde ölü gibi uzanırken
Duydum haykırışını Tanrı’nın:

“Kalk, ey peygamber, dinle söylediklerimi
Artık benim dileğimle güçlendin.
Aş uzak ülkeleri, uzak denizleri
Ve yansın insanların kalbinde sözlerin.”

↑ İçindekiler

Veda

A.S. Puşkin

Senin sevecen hayalini son kez,
Hayalimde okşayıp,
Kalbimin gücüyle rüyama can vermeye,
Ve kimsesiz, ürkek, ilahi huzurumla,
Aşkını hatırlamaya,
Cesaret buldum kendimde.

Koşup gidiyor yıllarımız değişerek,
Değiştirerek herşeyi ve bizi.
Sen, çoktan giymişsin şairin için,
Mezarlıkların alacakaranlığını.
Ve dostun senin için,
Sönüp gitmiş çoktan.

Kabul et, uzaklardaki sevgilim,
Kalbimin vedasını,
Dul kalmış eş gibi,
Bir mahpusluk öncesi,
Dostuna suskunca sarılan,
İyi dost gibi.

↑ İçindekiler

Deniz Sahilinde Köşk

V.A. Jukovski

Üzerinde gümüşi bulutlar oynaşan;
Deniz sahilindeki köşkü sen hiç gördün mü?
Önünde masmavi, alabildiğine bir denizin kuşattığı.
Ben öyle bir köşk gördüm denizin kıyısında;
Kimsesiz bir ay vardı, üzerinde parlayan;
Denizi soğuk bir sis sarmıştı yumak gibi.

Dalgalar şarıltıyla öper miydi kumsalı?
Karışır mıydı gürültülü neşesine onların?
Eğlenceli bir şarkı, coşku dolu bir keman?
Hayır hiçbir neşe belirtisi duyulmazdı…
Ne rüzgâr esiyordu, ne deniz dalgalıydı;
Duyulan sadece köşkten acı, keder yüklü bir şarkıydı.

Gözyaşlarım kalbime aktı…onu dinledikçe için için
Çar ile çariçeyi orda görebildin mi?
Görebildin mi küçük, sevimli kızlarını,
Bir bahar çiçeğinden daha hoş, daha körpe.
Evet ben, çar ile çariçeyi gördüm…
Ama perişan, İkisi de acıdan taşlaşmış birer puttu
Ama güzel kızları aralarında yoktu.

↑ İçindekiler

Çiçek (Romans)

V.A. Jukovski

Ey, kırların güzelliği,
Biliyorum küsersin, çiçek!
Sen, sen değilsin,
Zalim sonbaharın hoyrat eli
Cazibeni çalar senin.

Bizim sonumuz senden farklı mı ki!
Ne yazık ki, kader çok zalimdir.
Yakarak senin yaprağını,
Bizden sevinci eksiltir.

Her geçen gün içimizde Hayal, istek… söner bir bir,
Ama yok olurken bile
Aldanış içindedir kalbimiz.
Tansık, gizem… hepsi düştür;
Umut kayar gider yıldız gibi...
Heyhat! Çiçek,
Ömür de hızla senin gibi kurur...
Bir lahsada...çiçek gibi yok olur.

↑ İçindekiler

Şarkı: "Sevgilim, Koruyucu Meleğim"

V.A. Jukovski

Ey sevgilim, koruyucu meleğim,
Eşi benzeri olmayan ruhunu,
Tatlı nefesini, içime soluyarak seni seviyorum,
Sana beslediğim tutkulu aşkımı daha başka nasıl sözlere dökebilirim ki?

Doğanın bütün cazibesi,
Senin harikulade güzelliğinde vücut bulmuş.
Beni benden alıp savuran zerafetini,
Yüzünde algılıyor, sadece seni hayal ediyorum.
Kalemim, sadece seni çizer,
Sadece senin unutulmaz adını,
Sadece senin büyüleyici etkini kalbime kazır.

Seninle-sensiz, uzakta-yakında seni sevmek;
Benim yegane mutluluğumdur.
Sen ki, benim her şeyimsin dünyada,
Hayatımın yüreği, ömrümün tek esin kaynağı,
Canımın içisin…

Bu şehrin gürültüsü de, sessizliği de,
Bana sadece senin hayalini taşır.
Unuttuğum düşlerimde bile,
Seni en yüksek seviyede anımsarım.
Kelimeleri fısıldayan o güzel sesin,
Rüyalarımda dimağımda asla ayrılmaz.
Şafaktan erken gözümü açtığımda bile,
Varlığın kalbimin damarlarındadır…

Ah nasıl yaşarım ben senden uzak?
Sen benim tanrısal değerimsin.
Suskun konuşmanı dünyada ancak anlayan,
Tek kişi benim, bilirsin…
Aşkımın sihridir soluğun,
Ürpert beni ey bitimsiz heyecan,
Onun siluetini ruhumun derinliklerine doku.

Ben, sadece seninle ve sadece senin için varım hep,
Böyle yaşamaktır benim hazzım.
Yalnız sensin beni ben yapan sebep,
Ve tüm tabiatın beni benden alır götürür,
Bundan daha güzel bir kader nasıl düşlenir ki?
Bundan daha tatlı bir duygu olur mu ki?
Benim hayatım tümüyle sana olan aşkımdır-
Ah! Sadece seni sevmek bile;acıların acısıdır,
Yüzlerce kez yalvararak dileneceğim amacımdır…

Çeviri: Zafer Güler, Aralık 2019

Rusça aslı: Песня («Мой друг, хранитель-ангел мой…»)

Мой друг, хранитель-ангел мой,
О ты, с которой нет сравненья,
Люблю тебя, дышу тобой;
Но где для страсти выраженья?
Во всех природы красотах
Твой образ милый я встречаю;
Прелестных вижу – в их чертах
Одну тебя воображаю.

Беру перо – им начертать
Могу лишь имя незабвенной;
Одну тебя лишь прославлять
Могу на лире восхищенной:
С тобой, один, вблизи, вдали.
Тебя любить – одна мне радость;
Ты мне все блага на земли;
Ты сердцу жизнь, ты жизни сладость.

В пустыне, в шуме городском
Одной тебе внимать мечтаю;
Твой образ, забываясь сном,
С последней мыслию сливаю;
Приятный звук твоих речей
Со мной во сне не расстается;
Проснусь – и ты в душе моей
Скорей, чем день очам коснется.

Ах! мне ль разлуку знать с тобой?
Ты всюду спутник мой незримый;
Молчишь – мне взор понятен твой,
Для всех других неизъяснимый;
Я в сердце твой приемлю глас;
Я пью любовь в твоем дыханье…
Восторги, кто постигнет вас,
Тебя, души очарованье?

Тобой и для одной тебя
Живу и жизнью наслаждаюсь;
Тобою чувствую себя;
В тебе природе удивляюсь.
И с чем мне жребий мой сравнить?
Чего желать в толь сладкой доле?
Любовь мне жизнь – ах! я любить
Еще стократ желал бы боле.

↑ İçindekiler

Nişan Yüzüğü

V.A. Jukovski

Nişan yüzüğümü suya düşürdüğüm gün
Sevinçten ve gülmekten yoksun kaldım büsbütün.
Onu verirken sevgilim, demişti bana;
“Taşı..bunu”dedi, “gönlünce, ben seninim, sen onu taşıdığın sürece.”

Uğursuz bir saatte denizde yıkanırken,
Yüzüğümü düşürdüm suya ki bul bulabilirsen!
O günden beri aramız açık bizim sevgilimle,
Tüm neşem ve mutluluğum yüzükle indi denizin dibine.

Ey, gece esen rüzgâr, gerçek dostumsan eğer,
Çıkarıp yüzüğümü gel, çayırda bana ver.
Bugün yine üzgün geldi yanıma nişanlım,
Bakışı bu kez dağladı yaramı.

Sonra sıcacık eli birden elime değdi,
Bir şey diyecek oldu, ama söyleyemedi.
Ben şefkat ve iyilik istemiyorum artık!
Aşkımı arasam da o boğuldu ne yazık!

İsteyenler denizde inci arasınlar,
Benim tek istediğim yüzüğümdür o kadar!

Rusça aslı: Кольцо души девицы

Кольцо души девицы
Я в море уронил:
С моим кольцом я счастье
Земное погубил.
Мне, дав его, сказала:
«Носи, не забывай;
Пока твое колечко,
Меня своей считай!»
Не в добрый час я невод
Стал в море полоскать;
Колько юркнуло в воду;
Искал… но где сыскать?!
С тех пор мы как чужие,
Приду к ней — не глядит,
С тех пор мое веселье
На дне морском лежит.
О, ветер полуночный,
Проснися! будь мне друг!
Схвати со дна колечко
И выкати на луг.
Вчера ей жалко стало,
Нашла меня в слезах,
И что-то, как бывало,
Зажглось у ней в глазах.
Ко мне подсела с лаской,
Мне руку подала,
И что-то ей хотелось
Сказать, но не могла.
На что твоя мне ласка,
На что мне твой привет?
Любви, любви хочу я…
Любви-то мне и нет.
Ищи, кто хочет, в море
Богатых янтарей…
А мне — мое колечко
С надеждою моей.

↑ İçindekiler